EYLÜL HIRSIZI


Hayatı çalıyorum aslında. Ücretsiz bayram geçişlerindeki umursamazlık hem şoförün hem yolcunun üzerindeyken yolun sıkıcılığına eklenen bazı şeylerde olduğu gibi hayattan rol çalıyor, kendime göre biçiyor ve oynuyorum… Ben bir hırsızım!

 

Annemin önlüğümü yıkadıktan sonra söylene söylene yaptığı ütüyü özlüyorum. Beklide hayattan beklentim kalmadığı için böyle konuşuyorum. Geri dönmek yenilgi sayılacağından, -dönmek istiyorum bile demiyorum. Hoş geri dönecek ne imkânım ne de yüzüm var…  İnsanın eskilerini saklamaya dermanı kalmaz, atacak gücüde var olmaz ya işte öyle bir zamanı yaşıyordum. Yaşamak kelimesinin anlamını yitirmesine sebep olmaktan Eylülü yaratan rabbime sığınırım.

 

 Sevgili anlamıyorsa şiir yazmanın ne anlamı vardı. Aşığım demenin ne gereği vardı. Arabesk biriymiş gibi birikimlerini hiçe sayarak üstelik şiir yazmanın ne gereği vardı. Varsın anlamasındı. Yazarak var edilecek günler elbette beni yarım bırakmayacaktı…

 

Mevsimlerden sonbahar, sever yazar takımı Eylül’den dem vurmayı. Kimse anlamasın diye yazanlar, sadece biri anlasın diye yazanlar, herkes anlasın diye yazanlar ve kendi için yazanlar vardır Eylülde. Ha bide gitmek için yazanlar vardır. Yani merhemi olmayanlar, anlaşılmayanlardır bu kimseler.

 

Eylül birazda geçmişi yâd etmek için yaratılmış olsa gerek. Neden yara aldım, neyi unutamadım bunu soruyorsunuzdur şimdi.  Beni benden öte kimse yaralamadı. Bilerek isteyerek yanan kesimdenim ben. Bir gün çocukluk arkadaşımla karşılaşmak kadar ürküten bir şey daha yok benim için. Çekip gidişim yüzünden beni suçlayacaklar ve ben yine savunamayacağım kendimi. Ne biçim yazarsın sen diyecekler. Desinler… Ağlarken fark ettiğim sahici gözlerime ihanet etmek olurdu kalmak. Gitmek Eylülde hırsızlık yapmanın adıdır. İşte ben bu yüzden Eylül hırsızı olarak nam saldım. Herkesin hayatına gidişlerimden bir merhamet saldım, onlar bilmeden. Eğer kalsaydım, hayattan çalmasaydım, var olmayacaktı Eylül.

 

Şimdi suçu bana atma zamanı. Haydi, herkes taşlasın beni. Hayattan çalmış katmış kendine diye yuhalasınlar. Ömer gelsin kızını gömmeden önceki haliyle beni gömsün toprağa… Ben, Eylül hırsızı… Eylül’ü ekim’de yazanlardan. Hayattan çaldıklarımı giyiyorum üstüme… Hayata yere dökülmüş gülücüklerimi sunuyorum.

 

 

                                           Asude Zeynep TOPRAK

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>
@