Pencere Fıtratı

Bu gece sana o hep bilindik öyküyü ısıttım; hayatı… Bütün pencerelerde dillendirilmiş sözleri sezinledim. El yordamıyla birkaç vedayı yerinden oynattığımı da itiraf etmeliyim. Şehir yazıları gibi, veda yazıları, ağıtları döküldü duvarlardan. İşte o hep bilinen hayatlardan çıkageldim sana, dilimde kimsenin söylemediği şarkılarla…

Bir gece uyku tutmamıştı. Karşı penceremde yağmurdan rica da bulunan bir kızla tanış olmuştum. O gece bana nice eskimiş birikintileri fısıldadı. Penceresinden hayatının önsözünü dillendiriyor gibiydi;

-
Yağmur, seni seviyorum, çiçekler de seviyor, seni herkes seviyor ama babam sevmiyor. Lütfen onunla konuşur musun? Çünkü senin yüzünden anneme kızıyor, su yine çok geldi, hep senin yüzünden diyor, dikkatsizmiş annem, babam öyle söylüyor. Rica etsem bize biraz daha az gelir misin?

Kızın sesi, yağmurun iflahı kesiliyor…
Yağmurun aniden kesildiği yerde bir pencere olmak büyük sıkıntı… Yaralarını saramadan kapanıverirler büyük hınçlarla. Hınçlı evlerin, ezik çocuklarıdır pencereler, ev sahibinden çok benim yüzüme çarpan!

Bir de Özdemir Asaf pencereleri vardır. Zar zor alınan nefeslerin, bırakıldıkları zamanlara ait pencereler işte… Pencerenin mermerinde solmuş çiçekler, üzerine bir de yağmuru kesen bir yakarış, pencereye bir adam çıktı yaktı sigarasını… Nefesini saldı dışarı, gözleri bastı çığlığı; ‘onarmak zordur!’ ardından, yıldızlara küfretti, kulaklarımı tıkadım hıncından saklanmak için… Ne var ki gözlerimi açık unutmuştum…

Hırsızların gelmesinden korkulduğu için, ev ahalisi ayakta izlenimi bırakmak için, açık bırakılan ışıkların pencereleri var… En çok onlar yalnızlar, mermerlerinde renk renk açan çiçekler bile mutsuz, karşı pencerede ki solmuş çiçeklere özeniyorlar, yani durum vahim! Önem sırasını şaşırmış bir kadının çiçekleri olmanın hüznüyle pencere bekçisidirler geceyi doya doya yaşayamayan bir pencere türü bu da… Huzursuz bir hayata, korkuya işaret eden aynı zamanda…

Mutlu pencereler var bir de… Günleri nispet rengine çalan kutu evler… Bir kız, bir oğlan çocuğuyla hayata doymuş evlerin pencereleri… Kaygısız değil asla! Mutlu pencerelerdir işte… Solmuşve çiçeklenmiş tüm saksıların hayali, bir şairin kurduğu hayal ölürken…

Ve bir yıldız, inadına parladı…

Ve de ben, assolist bir pencerenin, kendinden emin sahibesi. Bütün pencerelerin istisnasız sövdüğü yıldızlardan intikam alacak olan. Ve utanarak söylemeliyim, Özdemir Asaf penceresinden gelen sövme sesine sadece kulaklarımı tıkadım, hay görmez olaydım yıldızları; kıskandım…

Kem gözle baktım hepsine, nazara geldiler, şehrin bütün pencereleri dilek tuttu şimdi…

- Yağmur kesildi…
- Yağmur zaten hep vardı…
- Yağmur hiç yağmaz ki…
- Gün doğacak yakında…
- Yıldız kaydı!

Asude Zeynep TOPRAK

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>
@

  1. Yazan: aztoprak | Tarih: 2008-08-15 15:12:32 Saat: 2008-08-15 15:12:32
    Konu: eyvallah(:
    teşekkür ederim ablam... :)

    Baglanti >

  2. Yazan: HYE | Tarih: 2008-08-12 22:03:44 Saat: 2008-08-12 22:03:44
    Konu: :)
    Blogunun bu tasarımı çok güzel, tebrikler.

    Baglanti >